Anadolu’da nesli tükenen hayvanlar

Anadolu’dan hangi yaban hayvanlar yok oldu?

Kaplanlar, aslanlar, filler, çitalar, parslar, yaban eşekleri… Neler geldi ve neler geçti ve artık Anadolu’da yaşamıyorlar. Tıpkı, Anadolu’da bizden önceki yüzlerce diğer uygarlık gibi onlar da tarihteki yerlerini aldılar. Peki, ya sonrası?
Dünyada kıtasal özellik gösteren, bir çok türün anavatanı ve özellikle geçmişteki jeolojik ve iklimsel değişikliklerden etkilenen canlılara barınak olan Anadolu coğrafyası, dünyadaki herhangi bir kara parçasından çok daha fazla biyolojik öneme sahiptir. Anadolu’nun coğrafik konumu, topoğrafik özllikleri ve iklim değişiklikleri nedeniyle, geçmişte ve günümüzde canlıların bileşimini ne denli etkilediğini bilmenin yanı sıra, on bin yıldır hüküm süren Anadolu medeniyetlerindeki sosyolojik olayların, hayvanlar üzerindeki etkilerini bilmek, bu toprakların sahibi olan bizlerin kaçınılmaz görevleri arsındadır. Eğer bu bilinci kazanamazsak, çok kısa bir zaman dilimi sonrası ağır suçlamalarla karşı karşıya kalacağımız gibi, insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen canlı varlıkları koruyamama nedeniyle bu zenginlik, hatta bu kara parçası üzerindeki haklarımız tartışmaya da açılabilir.

Çevresel değişimin nedenleri

İşte ekolojik değişimlere yol açan olgular: Tarihsel süreç içinde durmaksızın değişken bir döngü, yeniden doğuşları besleyen yok oluşlar, artlarında belirsizlik ve şaşkınlık…
Bunun sonucunda yaban hayatının bileşiminin değişmeye başlaması. Ekolojik değişimler sadece insan eliyle olmuyor. Örneğin buzul çağının başlaması, güneye doğru yavaşça inen bir yokoluş sürecidir. Bunun aksi olarak güneyli sıcak havaların kuzeye ilerlemesi kim bilir nasıl oluşumlara yol açtı. Bunlar insan etkisiyle olmayacak değişimlerdir. Bunun yanı sıra insana bağlanacak nedenler de var.

Yayılıyoruz

Özellikle savaşlarda sırf zarar vermek amacıyla yakılan ormanlar, oldukça fazladır. Tarım amaçlı açmalar o günlerde de vardı. Keza gereksinimi için olmayan, ama o günün insanına şan, şöhret kazandıran büyük yabanıl hayvanların avlanması, tutsak edilmesi günümüze kadar yansıyan ekolojik değişim ve oluşumlara yol açtı. Bu nedenlerle yaban hayatının bir bölümü günümüze kadar ulaşmadan yokolup gitti. Yaban hayatının insana zararı, bizim onların yaşam alanına musallat olmamızla bağlantılıdır. Büyük yırtıcıların insanın hedefi olmasının bir sebebi de, yaşlanan yırtıcıya en kolay avın silahsız insan olmasıdır. Bunun sonucu büyük yırtıcı hayvanları, hem intikam amaçlı hem de öyle güçlü bir yırtıcıyı avlamanın insana kazandıracağı şeref ve saygınlık uğruna yok edilmişlerdir. Günümüzden 2000 yıl önce soyu tükenmiş hayvanların yaşam ortamları, hemen hemen insan ile aynıdır. Dolayısıyla insanın egemenlik alanında yaşam şansı kalmayan otoburlar tarih sahnesini en büyük ve güçlü rakibi insanoğluna bırakıp silinip gitmişlerdir. Doğada bir türün fert sayısı belli bir düzeyin altına indiğinde artık neslin devamlılığı tehlikeye girmiş demektir.
Etobur yırtıcıların yanında otobur yaban hayatında da günümüze ulaşmayan türleri sıralarsak:

Artık tanımadığımız türler:

Asya Fili (Elephas maxima asurus): M.Ö.I. Yüzyıla kadar başta Fırat Havzası olmak üzere Anadolu’da yaşayan en büyük hayvanımızdı. Yaşama alanlarını insanların kendi lehlerine kullanmaları sonucu giderek yok olmuşlardır. Yaban Eşeği (Equus hemionus anatoliensis): 12. Yüzyıl sonuna kadar bilinen ve özellikle Anadolu’ya has bir türdü. Bu savunmasız hayvanın on bin yıllık medeniyetler çatışmasına sahne olan Anadolu’da 12. Yüzyıla kadar yaşaması da mucizedir.

Aslan (Panthera leo persica): Anadolu’daki son kayıt 1880, Birecik’tir. Aşağı Fırat Havzasında yaşayan bu hayvan bu tarihten sonra bir daha görülmemiştir. M.S 3. Yüzyılın başında yazan Aelianus, Pangeus tepesinde (Trakya) ayının yanı sıra aslan da bulunduğunu belirtmektedir. (Hist. Animal., III, 13) Tchıhatchef’e göre; Trakya’nın sert iklimi bu yörede aslan bulunmasına karşı bir kanıt olarak ileri sürülemez. Çünkü, Aucher-Eloy ( Relat.d’un voyage en Asie, II. Bölüm, s. 632 ) İran’da, Zardaku dağının hiç erimeyen karların hemen yanında aslanlarla karşılaşmıştır.
Ormansız aslan olmaz. Humboldt’a gönderilen ve Zeitschr. Für allg. Erdkunde, c.II, s.42’de yayımlanan bir mektupta, Cezayir’in meşhur aslan avcısı, Aures dağlarında sürekli aslan bulunduğunu ve bu hayvanların eksi on derece altına kadar inen sıcaklıklara çok rahat dayandıklarını anlatıyor ve genellikle aslanın aşırı sıcaktan çok aşırı soğuğa dayanabildiğini ekliyor: “Yeter ki avlanabileceği hayvan sürüleri ve ormanlar bulabilsin”. Bu konuda son derece uzman bir yargıcın bu son gözlemi belki de aslanın yüzyıllardır sürdürdüğü garip geri çekilme hareketini, Helen ve Anadolu yarım adalarını ve Suriye’yi yavaş yavaş boşaltıp, Ammien Marcellin zamanında çok yaygın olduğu (XVIII, 7), Dicle ve Fırat’ın geçtiği ülkelerde bile artık kalmadığını açıklamaktadır. Gerçekten de bu yörelerde görülen çok büyük nüfus azalması ile bu olayın at başı gitmesi işi iyice içinden çıkılamaz hale getiriyordu. Çünkü insanın varlığı genellikle yırtıcı hayvanlarla bağdaşmaz ve insanın boşalttığı alanlara yırtıcı hayvanların geri dönecekleri düşünülebilirdi; ama tam tersine insanın azalması hayvanlarında geri çekilmesine yol açmış gibidir ve anlaşılmaz olan da budur. Bu bilmece, ormanların yok edilmesiyle nüfus ve dolayısıyla evcil hayvan azalmasının birleştiklerinde, aslanın eskilerin zamanında yaşadığı bir çok bölgeyi terk etmesini belirleyen ana nedenler olarak kabul edilirse, kendiliğinden bir çözüme kavuşur.

Çita (Acinonyx jubatus): Aşağı Fırat Havzasında 19. Yüzyıla kadar yaşadığı bilinmektedir. Zaman içersinde bu hayvanın beslenmesinde önemli yer tutan ceylanların ortadan kalkmasıyla, bölgeden çekilmeleri ve giderek yok olmaları söz konusudur.

Kaplan (Panthera tigris virigata): Anadolu’daki son kayıt 1970, Hakkari Uludere olarak saptanmıştır. Türkiye, İran, Irak üçgeninde yaşamış olduğu bilinen kaplanın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşamış olduğu, 1970 yılında Hakkari ile Uludere ilçesinde Şehit Şen tarafından vurulmuş kaplanın 122 cm uzunluğundaki postu halen Ali Üstay müzesindendir. Prof. Dr. Turan Baytop’unda kaplan ile ilgili incelemesi olduğu bilinmektedir. Van yöresinde kaplan popülasyonunun incelenmesi için 1970 yılında Kolombiya Zooloji Parkı ile yazışmalar yapıldığı düşünülürse, Anadolu’muzda hatırı sayılır miktarda kaplanın bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Kaplanın Siirt ve Hakkari arasındaki bölgede yakın zamanımıza kadar yaşadığı, daha sonra bu bölgelerden hiçbir ihbar alınamadığı bilinmektedir. Bu durumu büyük yırtıcıların zaman içersinde güneye doğru çekilmelerine bağlamak mümkün olabilir.

Pars: (Panthera pardus tulliana Valenciennes): M.Ö. 51 yılında Roma Hükümetinin Kilikya Valisi olarak, Anadolu’nun Toros-Antitoros, Amonos dağları ile deniz arasındaki güney doğu bölgesinin idaresini verdiği, Cicero’nun Coelius’a yazdığı mektuplara göre; Afrika türlerinden farklı olan Anadolu’da canlı parsların avlanması çok önemli bir hal değildir. Bu avlanmalar Likya (doğu güneyin çıkıntı halindeki kısmı), Lokonya (Toroslarla Konya arasındaki kısım) ve Kilikya’dır. Bu günde parsların yaşamış veya muhtemelen bulunacakları yerler, bu eski eyaletlerin içindedir. Plinius gibi diğer bazı yazarlar da küçük Asya’da parsın mevcut olduğunu işaret etmişlerdir. Anadolu için endemik olan ve çok eski zamanlardan beri orada yaşayan parsın hayvan coğrafyası bakımından önemi büyüktür.

Tchihatcheff’in büyük seyahat kitabında, 1850 yılında kendi avladığı parsın resmi bulunmakta ve Panthera pardus tulliana Valencıennes adı verilen bu ırkın, Küçük Asya’dan takriben Transkafkasya’ya kadar yaşadığı kabul edilmektedir. Yavruları satıldı. Charles Danford’un 1875 ve 1879 yılındaki seyahatlerinden edindiği bilgilere göre; 20.11.1879’da Osmaniye yakınında Gavur dağında vurulan dişi bir parsın ölçüleri: Baş ve gövde uzunluğu takriben 150 cm. Kuyruk uzunluğu 94 cm. Omuz yüksekliği 66 cm’dir. Buna ait kafatası ile iskelet 1931’de Whittal tarafından Karacahisar’da vurulmuş bir parsın postu ile birlikte Britanya Natural History müzesindedir.1942 Yılında İzmir ili Urla ilçesi dağlık alanında bir çoban tarafından yavru pars yakalanmış ve İzmirli tanınmış avcılardan Murat Türkmenoğlu’na satılmıştır. Murat Türkmenoğlu tarafından 9 ay bakılan pars büyüyünce İzmir hayvanat bahçesine armağan edilmiştir. İzmir hayvanat bahçesinde gösterime sunulan esaret altındaki “zoza” adlı parsın fotoğrafı, 1946 yılında İstanbul Üniversitesi fotoğrafçısı Cafer Türkmen tarafından çekilmiştir. Atatürk Orman Çiftliği Ankara Hayvanat Bahçesi fil damı denilen binanın 2. Katındaki tahnit edilmiş Anadolu Parsı, 1952 yılında Aydın ili Dilek Yarımadası Dilek dağında, Kırk basamak mevkiinde, Güzelçamlı köyünde, Afyonlu Mehmet (Mehmet Karabulut) kapanla yakalamıştır. Ankara Hayvanat Bahçesinde 6 yıl yaşamıştır. Adı “Efe” olarak konmuştur. Tam boyu (burun ucundan kuyruk ucuna kadar) 170,5 cm’dir. Bursa’da bile yaşadı.

Anadolu Parsının yaşadığı yerleri tespit çalışmaları 1953 yılında, İzmir’in Hinterlandında Tire civarındaki Güme dağlarından başlayarak Aydın dağı, Efes harabeleri v.s de dahil olmak üzere geniş bir sahada yapılmıştır. Buna göre; Güme dağı, Aydın dağı bunların devamı Cibe dağı, Kuyumcu dağı, Kapulu dağı, Boğazı dağı, Selatin dağı, Kartal dağı gibi dağ silsilelerinde bulunduğu bildirilmiştir. Kuşadası, Şirince, Akçaşehir, Akyurt, Hisarlık köyü, Hamzabey ve Büyük Kale gibi yerlerde de Parstan bahsedilmektedir. Bursa ilinde (Gemlik, İznik, Karacabey, Yenişehir ve Orhangazi) ve Çanakkale çevresindeki dağlık sahada da Pars yaşamıştır. Evvelce bu yerde Turuva bulunuyordu. Homer’in pars avı da büyük bir olasılıkla burada yapılmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde İzmir Sığacık yöresinde ve Şebinkarahisar ve Erzincan civarında Pars görüldüğü doğrulamaktadır. Selçuk-Efes arasındaki “kaplanboğazı” mevkii ismi üstünde parsın bu yörede çokça bulunduğunun bir işareti sayılmaktadır. Anadolu’daki son kayıt, 1974 Beypazarı olarak bilinmektedir. 17 Ocak 1974 Yılında Ankara ili Beypazarı ilçesinin 5 km batısında Bağözü köyünden Havva Köksal adlı kadına saldırıp, kolunu iki yerden kıran ve köy bekçisi Ahmet Çalışkan tarafından vurulan parsa ait tahnit Ankara MTA Tabiat Tarihi Müzesinde sergilenmektedir.

Sazlık kedisi (Felis catus Güldenstaedt): Bu türlerin önceki sayıları hakkında bir fikir olmamasına rağmen, tarım için hızla alan kazanıldığı güney illerimizde, hızla küçülüp kaybolan sazlık ve çalılıklarla beraber, bu kedilerinde hızla yok oldukları bilinen bir gerçektir.

Ceylan (Gazella dorcas L.): Elli beş- altmış yıl önce Antakya’da Belen geçidinin 7-8 km güneyine doğru gidildiğinde, ormanla yaylalar arasında rastlanması mümkün olan bu ender memelimiz, artık buralarda aranmakla da bulunamıyor. Not : Gazella subgutturosa Güldenstaedt (Acem gazeli, Kursaklı ceylan) ise, Urfa’nın Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinde korunmakta ve üretilmektedir. Çiftlik arazisi dolaşıldığında bir günde 30-40’lık 8- 10 sürüye rastlamak mümkün olabilmektedir. Fakat hayvanların acımasıca avlandıkları çiftlik dışında bir tek örneğe rastlamak mümkün değildir. Arap tavşanı (Allactaga williamsi laticeps Nehring) : 1938-1939 Yıllarında Ankara Gerede arasında gece otomobille seyahat edip de 1-2 Arap tavşanına rastlamamanın olanaksız olduğu eski avcılarca bildirilmesine karşılık, bu gün bir tekine bile rastlamak mümkün değildir.

Sonuç olarak:

Birkaç istisna dışında memeliler açısından tüm olumsuzlukların sınai süreci ile birlikte son yarım yüzyılda meydana gelmesi, insanlık açısından hiç de affedilecek bir sonuç değildir. İnsanlarımız doğal varlığımız olan memelilerin resimlerini dahi çocuklarına gösteremez duruma gelmiştir. Ekonomik sorunlarımızın öncelikli olarak gündemde tutulması, doğal varlığımız olan yabani memelilerimizin varlığını tehlikeye düşürmemelidir. Çünkü; geç kalındığında on binlerce yıllık evrim sonucu ortaya çıkmış bu varlıklarımızı bir daha geri getirmek mümkün olmamaktadır. Unutulmamalıdır ki ekonomik krizler aşılabilir, fakat ekolojik krizler (ekokriz) sonucunda, doğal varlıklarımız insan kaynaklı faaliyetlerin etkinin altında kalarak doğal özelliklerini gün geçtikçe yitirerek tarihteki yerlerini almaktadırlar.

Anadolu topraklarındaki haklarımızı tartışmalı hale getirmemek için, o topraklarda şimdiye kadar yaşamış ve halen yaşamakta olan bütün varlıkları en ince ayrıntılarına kadar bilmek ve tarihsel olarak sahip çıkmak, ekolojik öncelikli olarak korumak yaşamsal görevlerimiz arasındadır.

Erkan Kayaöz – Orman Yüksek Mühendisi

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (32 votes, average: 4.28 out of 5)
Loading ... Loading ...

Benzer Yazılar

“Anadolu’da nesli tükenen hayvanlar” için 73 Yorum yapılmış.


  1. 1 Anonim

    bu canlıları korumanın bir yolu bulunmasa yakında en çok gürdügümüz hayvanlarda aynı kaderi paylaşacak.

  2. 2 mine

    bence küresel ısınmadan sonra bunlar gerçekleşti

  3. 3 mine

    yazık hayvanlar da bi canlı onların bitkilerin tüm canlıların hayatını riske atan yine bizler yani insanlar daha dikkatli olsaydık belki dee…

  4. 4 uçan kuş

    anonim katılıyorum 1 sene sona belkide en çok gördüğümüz kedi köpek kuş vs. gibi hayvanları da göremeyeceğiz:(

  5. 5 uçan kuş

    yuh bize yaa yaşadığımız dünyayı bile yok etmeyi başarıyoruz::(((

  6. 6 akif

    ben 10 yaşımdayım.bugün etrafımdaki hayvanların benden sonraki çocuklara sadece oyuncak olmasını istemiyorum.

  7. 7 elif

    ben nesni tükenen hayvanlarla ilgili resim istiyorum

  8. 8 su

    bence biz daha cok bole beklersek ve katkı sağlamssak kalan hayvanlarda ölecek

  9. 9 burcu

    hayvanların şuan nesillerinin tükenmesinin tek nedani bizleriz çünkü biz insanlar hayvanların soylarına tüketiyoruz ve yaşaşm alanlarını yok ediyoruz onlarla beraber kendi yaşam alanlarımızıda yok ediyoruz insanlar size sesleninyorum hayvanların ve bizim yaşam alanlarımızı yok etmeyin. bizdensorakilerde kasın yanı torunlarınıza torunlarımızada kalsın ne olur hadi hep bera ber elele verelim bu dünyayı kurtaralım .

  10. 10 elif

    bence hayvanların şuan nesillerinin tükenmesinin tek nedani bizleriz çünkü biz insanlar hayvanların soylarına tüketiyoruz ve yaşam alanlarını yok ediyoruz onlarla beraber kendi yaşam alanlarımızı da yok ediyoruz insanlar size sesleniyorum hayvanların ve bizim yaşam alanlarımızı yok etmeyin. bizden sonrakileride kalsın yanı torunlarınıza torunlarımıza da kalsın ne olur hadi hep bera ber elele verelim bu dünyayı kurtaralım .

  11. 11 sevo

    bunların hepsi sigaradan oluyomuş.çünkü ondaki maddeler bulutların aşağı inmesini sağlamıyomuş,böylelikle yağmur yağmaz ve kuraklık baslar.kuralık baslayınca penguen vs.hayvanlar ölüyo.yazık acıyorum.büyüklerimizin suçu olduğunu düşünüyorum.belki sizler bana katılmıyosunuzdur ama olsun.

  12. 12 esra

    bence kaybettiklerimizin üzülmek yerine elde kalanlara sahip çıkmalıyız

  13. 13 simge

    arkadaşlar hepiniz çok doğru sölemişsiniz biz yapıoruz bütün bunları biz yoq edioruz insanlık dışı bi davranış bnce doğamıza hayvanlarımıza sahip çıkalım…inş bu yorumlar sayesinde bazıları akıllanırr!!hayvanlarımıza sahib çıkalımmmmmmmmmmmmmmmmmmm

  14. 14 ceren

    ben çok güzel olmuş etrafımızdaki hayvanlara sahip çıkmalıyız küresel ısınmadan kutuptaki hayvanlar bile kış uykusuna yatamıyor belki hayvanlara sahip çıkarsak daha ii olur.bütün arkadaşların yazdığımız yazıyı okusunlar arkadaşımızın dediği gibi belki akıllanırlar

  15. 15 gözde

    bence güzel bir site olmuş. bence bir yardım yaparak hayvanlarımız oy yada koruma altına alabiliriz.bu yüzde hayvanlara zarar vermemeliyiz. sokak hayvanlarına taş atan kişileri uyarmalıyız.arkadaşlar bana hayvanları korumak için katılıyorsanız lütfen yazın.

  16. 16 umut can

    ben bunu cok beğendim bazı yerlerde de arastırdım ama bubun gibi gzüel bulamadım bne 4. sınıf öğrencisiym memeli demeye nası cürret ederinm demi bu yüzdenb bu konuyu seciorum

  17. 17 ÖZGÜR

    BU HAYVANLARI KURTARAMADIK AMA YAŞADIĞIMIZ ORTAMDAKİ HAYVANLARI KURTARALIM BÜTÜN DÜNYAYA SESLENİYORUM HAYVANLARI KORUYALIM HAYVANLARA EZİYET EDENLERE YÜKLÜ PARA CEZASI VERİLSİN

  18. 18 senem

    çok güzel ve açıklamalı yazılmış tebrik ederim çok işimize yaradı

  19. 19 dost

    bence biz böyle giderse hem hayvanları hemde bitkileri yok ederek kendi sonumuzu hatta tüm canlıların sonunu hazırlamış oluruz haydi arkadaşlar hep birlikte bir yardım düzenleyelim

  20. 20 sezer

    Bunların soyunun tükenmesine neden olan HAYVANLARında bir gün soyu tükenecek…

  21. 21 efla

    bu hayvanları öldürenlari neden ceza almadıklarını anlamıyorum

  22. 22 aysenur

    ewt gayet güzel hayvanların neden neslinin tükendiğini ve isimlerinide yazmış tek sözle harikaaaaa

  23. 23 MELİKE

    Herkes ne ekerse onu biçer; bizlerde ektiğimizi biçiyoruz. Birgün bu dünyada yalnızca insan denilen çıkarcı varlıklar kalacaklar ve sonunda onlarında soyu tükenecek.Ve komik olanda ne biliyomusunuz Hala soyu tükenmek üzere olan hayvanlarımız var ve asıl soyu tükenmesi gereken HAYVANLAR gülüp eğleniyorlar. Gercekten yazıklar olsun bize…

  24. 24 nesrin

    hayvanların nesli tükenmiş olması çok kötü ama isimlari acayıp hariiiiikaaaaaaaaaaa

  25. 25 ..........

    HAYIR İYİ KÖTÜ HİÇ BİR HAYVAN ÖLMESİN BEN ŞAHSEN DİNAZORLARIN BİLE HALEN YAŞAMASINI İSTERDİM VE HİÇ BİR HAYVANIN NESLİNİNTÜKENMESİNİ İSTEMEM MAMUT HANÇER DİŞLİ KAPLAN DEV YARATIKLARI HEPSİN GERİ GELMESİNİ İSTERİM İNŞŞALAH GERİ GELİRLAR!

  26. 26 merve

    bence ekosistem bozuldugu için hayvanların nesli tükeniyor

  27. 27 Feyza

    Günde 3 canlı türü yok olmaktadır.ayrıca küresel ısınma birdenbire çıkmış bir durum değildir.Günümüzde etkisini daha fazla hissettiğimiz icin böyle bahsedilir oldu yani 1800 lü yıllarda da küresel ısınma sorunu yaşanıyordu…..

  28. 28 yasmin

    arkadaşlar haklisiniz ama bu sorun buradaji 3 5 kişi ile cözüme ulaşmaz cevreyi de braz blinclendirmek gerekir öle degil mi?????

  29. 29 yusuf

    Bence en büyük çözüm insanımızın bilinçlenmesidir. Çünkü hayvanlar doğal ortamlarında rahat bırakılırsa populasyondaki dengeleri de her zaman korunmuş olacaktır. İnsanlar, doğal hayattaki dengeye kendisinin bile muhtaç olacağını anladığı takdirde böyle cani ve cahil bir tutum sergilemezler.

  30. 30 esma

    bence günümüzde ki hayvanların tükenmesinin sebebi bizleiz bu sebeble kendimden utanıyorum

  31. 31 kübra

    bu gibi sorunlar küresel ısınma’dan

    bence!buna bir dur denmeli!

  32. 32 ALPER

    ALPER
    12 EKİM 2008
    HAYVANLARI KORUMALIYIZ

  33. 33 eylem

    bece nesli tükenen hayvanların çoğu besinsiz ve hava kirliğinden öldü. onlara yardım etmeliyiz

  34. 34 sinem

    yaaaa çok güzel bir site yazmadım ama çok sağolun böyle bir şeyi vurguladığınız için

  35. 35 Anonim

    hadi el ele verelim dünyamızı kurtaralım.Yoksa tehlike dahada ilerlerse önüne geçemeyiz.Engel olamayız.Seyirci kalmayalım .Dünyamızı kurtaralım !!!!!

  36. 36 bir dost

    yerler çöp atmamalı,doğayı korumalı hayvanları sevmeliyiz !!!!!!!

  37. 37 selda

    bence nesli tükenen hayvanlarının ölmesinin sebebi biziz.

  38. 38 Mustafa

    Anadolu parsı unutulmaz hayvandı!

  39. 39 lale

    uçan kuşa katılıyorum.çünkü hayvanların ölmesinin sebebi biziz.hayvanlara yardım etmezsek yakında bütün kuş türleri ölecek

  40. 40 AnİmE_BoY

    “Bunların soyunun tükenmesine neden olan HAYVANLARında bir gün soyu tükenecek…”

    İNŞ.

  41. 41 asu

    allah kahretsin .kendi elimizle kendi sonumuzu getiriyoruz. bu gidişle dünya denen şey artık olmayacak. kendi elimizle kıyameti getiriyoruz

  42. 42 Tamer Öztürk

    Bence Şimdiye Kadar nesli tükenen hayvanların sebebi biziz ama nesli tükenmeyenlere en azından sahip çıkalım ama onu bile yapmıyoruz. :(

  43. 43 ADEM

    BESLENMEDİKLERİNDEN OLABİLİRLER

  44. 44 umut can tekin

    aradığım hayvanlar yoktu ama çok güzel araştırmalar yapmışlar.daha 3. sınıftayım hangi hayvanların nesli tükendiğini hiç bilmiyodum ve çevremizi koruyalım ve çevremizi temiz tutalım sevimli hayvanla ölürler!!

  45. 45 sameton

    bnce de biz insanlr yüznden bu tür hayvnlar yok oluyor…dünta malı gözlerimzi bürümüş ne yap cağımızı şaşırmış durumndayız:( aAMA unutmamamız gerekn bişi war …ÖBÜR DÜNYA…

  46. 46 dilek

    yukarıda nesli tükenen hayvanların küresel ısınmadan olacağı düşünülmüş bence bu iki sorunun tek sebebi İNSANLAR!!!!!!!1

  47. 47 tuana

    biz insanlar!!! hepimiz reziliz

  48. 48 FİLİZ ALTINKALEM

    bence çok güzel çokkk tşekkürler hem bilgi edindim hemde ödevim vardı onu buldum sağolunn ayrıca böyle bir site açmak güzel tebriklerrr

  49. 49 hırçın kıss

    arkadaşlar hepinize katılıorumda bişiden utanıorum zengin zübbeleri veya hanım efendiler için çitanın pandanın vb hayvanları öldürüp onların üzerinde kürkk olsun aman üşümeyelim die giymesi çok saçma gelio onlarda birer canlı allahın verdi canı almakk günahların en büyügü…

  50. 50 Ayça

    bencede hayvanlarımıza sahip çıkmalıyız.bu araştırmayı yapan çok iyi yapmış

  51. 51 naz

    daha geniş anlatabilirdiniz ve artık hayvanlarımızı ve doğamızı koruyarak nesil tükenmesini engellemeliyiz

  52. 52 darklayt

    bu konuda yazmak gereken birşey yok bence
    sadece dengesizce gözlerini kan bürümüş olan bu avcıları cok fena birşekilde kınıyorum

  53. 53 ŞULE

    bnce bu hayvanları korumassak git gide yakında tüm hayvanlar ölecek.onları korumak bizim elimzde die düşünüyorum hatta bn şimdiden para toplamaya başladım çünkü bu biriktirdiğim paraları hayvanları koruma derneklerine bağaşlıyacağım

  54. 54 eylül

    cook işime yaradı saolun

  55. 55 DİLARA

    BENCEDE ÇOK GÜZEL OLMUŞ BUNU HAZIRLAYANLARA VE EMEĞİ GEÇENLERE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ÇOK İŞİME YARADI

  56. 56 naz

    kahrolsun küresel ısınma

  57. 57 aleyna

    çok beyendim çok hoşuma gitti bu site sayesinde hayvanların bir çoğunu öğrenmiş oldum tebrik ederim….
    başarılarınızın devamını diliyorum sizin saayenizde öğrenciler bilgi topluycak=)=)=)=)

  58. 58 ceyda

    bence şimdiye kadar hayvan ve bitkilerin neslinin tüklenmesinin sebebi biziz bunmdan sonraki hayvan ve bitki nesillerine sahip çıkalım!!!!!!!!

  59. 59 elanur eses

    avcılık ,besin kıtlığı,çevre kosulları,orman yangınları,eko sitemin bozulması,küresel ısınma bu sebeplere bağlı olarak günde 3 canlı türü yok olmaktadır lütfen duyarlı olalım !!!!tek başınıza kaılnca mutlumu olcanızı sanıyorsnuz ………

  60. 60 ismet erdin

    küresel ısınmayla alakası yok bence son kaplan 1970 yılında görülmüş diyor.bu ne kadar büyük bir kayıptır biliyormusunuz.bu hayvanları koruma altına alıp doğal yaşam alanlarında çoğalmalarını sağlamak devletin görevidir.

  61. 61 Elif Özge

    arkadaşlar hepinize tek tek katılıyorum. nesli tükenen ve tükenmekte olan hayvanların resmine baktığımda hepsinde ayrı bir tatlılık görüyürom. şu anda onlardan bir tane yaşasa bu halimle bu yaşımla gider yaşam alanlarına kulübe kurarım ve onların avlanmasını önlerim. keşke bizim haberimiz olmadan yaşasalar… ama hayat keşkelerle geçmiyor. bunun için şimdi elimizdekileri korumasını bilelim.

  62. 62 nur

    siz burda boş yorum yapıyosunuz kötülük yapan zaten yapıyo caydırıcı şeyler lazım

  63. 63 ÖZGÜRCANSUNGURTEKİN

    BİZ İNSAN OĞLU YARATILMASAK DÜNYA CENNET OLURDU.YAŞADIĞI YERİ BİLE YOK EDEN KENDİSİNE NE DİYECEĞİMİ BİLEMEDİĞİM İNSANOĞLUNA SESLENİYORUM DİĞER CANLILARA YAPTIĞINIZIN HESABINI ALLAHIN YANINDA ÖDEYECEKSİNİZ.BEN 11 YAŞINDAYIM NELER DÜŞÜNÜYORUM KOCA KOCA ADAMLAR DÜŞÜNEMİYOR PÜÜÜ O İNSANLARIN OLGUNLUĞU VE İNSANLIĞININ SURATINA.YAKINDA UZAYLILAR DÜNYAYI ELE GEÇİRMEK İSTESE BİTKİ VE HAYVAN YOKLUĞUNDAN DÜNYAYI ELE GEÇİRMEKTEN VAZGEÇER.

  64. 64 hamit

    avcılık ,besin kıtlığı,çevre kosulları,orman yangınları,eko sitemin bozulması,küresel ısınma bu sebeplere bağlı olarak günde 3 canlı türü yok olmaktadır lütfen duyarlı olalım !!!!tek başınıza kaılnca mutlumu olcanızı sanıyorsnuz ………

  65. 65 Hamdiye

    Yaşadığımız dünyaya bundan daha fazla zarar veremeyiz.Doğa bilincini geliştirmeliyiz. Zamanımız kalmadı . Kırmızı alarmı görmeden edemeyiz.Bütün canlıların yaşaması biz insanların yaşaması için şart. Lütfen herkese sesleniyorum DOĞAYI ve hayvanlarını koruyalım.Doğal dengenin bozulmasına izin vermeyelim.

  66. 66 Hamdiye

    DOĞAL DENGEYE özen göstermeliyiz ki nesli tükenmekte olan hayvanlarımızı kurtaralım. Bizden sonrakiler de bu güzelim hayvanları görebilsin.

  67. 67 Hamdiye

    Ne diyeceğimi bilemiyorum. BU dünyada sadece biz kalırsak paylaşımsız bir yaşam neye benzer. Tüm canlılar birlikte yaşayıp mutlu olalım…. olmaz mı? N E DERSİNİZ.

  68. 68 carolgan

    bnce bu hayvan lara özel bakım gösterin yazık hayvanat bahçelerini çoğaltın ama bişi yapın yazık bu hayvanlara yha biraz insanncılolun lütfen :(

  69. 69 EMİNE AYDIN

    HAYVANLAR BİZİM DOSTUMUZ OLARI KORUMALIYIZ

  70. 70 tuqba

    süper bir site =)

  71. 71 havvaaaaaaaa

    harikaa yaaa sınav içişn yaradı :) )) size basarılar ….

  72. 72 gizem

    çok üzüldüm ama bizim için yararlıdır belki

  73. 73 sergen

    bu hayvanları koruma yolu ytokmu yaaaaa

Yorum yapın