Kent altın sarısına bürünmüş. Serinliği bekleyenler taş evlerin damlarına dizilmişler. Serinlik geldi gelecek. Mezopotamya ovasında birikiyor şimdi. Akşam güneşi ile sarmaş dolaş kentin üstüne koşacağı anı bekliyor. Damlarda insanlar. Günün sıcaklığı bedenlerinde. Ovaya iç boşaltmak için hazır bekleşiyorlar… Güvercinler uçuyor damdan dama… Ulu Cami’nin minaresinin çevresini dolaşıp taklalar atıyor güvercinler. Tüm yaşamını güvercinlere adayanlar akşam yelinin önünde keyfin üstüne keyif koyacaklar… Güvercinler taklaya hazır. Beyaz siyah paçalı güvercinler, damın ucu-na dizilmiş bekleşiyor… Güvercinlerine hayran, hayran bakan Mardinli bir genç, “Mardin güver-cinsiz olmaz” diyor. Akşam yeli kopup geliyor ovadan. Öyle bir serinlik ki içine işliyor insanın… Güvercinler havalanıp takla atmaya başlıyor kentin üstünde. Binlerce yıldan beri böyle takla atarlarmış. Acıların sevinçlerin sevdaların üstüne kanat çırparlarmış.
Üstte zincirli medrese gururlanmış öylece duruyor. Güvencinler kanat dendiriyor medresenin taş kümbetlerine. “Nedir bu tutku?” diye sorası geliyor insanın. En iyisi sormamak… Çuval, çuval buğdayları dama dizen Mardinli’ye bu soru yakışmaz. Kazandığının yarısını güvercinlerine yediren insanı bu soru yaralar. Küçücük kuşa duyduğu sevgi tüm canları sarıyor çünkü. Güvercin evinin içinde kuşlarına sevgi sunan küçük Mehmet ve yol kıyısında güvercinlerle muhabbete dalmış çocuklar sevgi ve dostluğun sembolleri… Damlarda insanlar güvercinlerin taklalarına bakıyor. Güvercinler ovanın sonsuzluğuna takla atıyor. Güvercinler akşam yeline konuyor kentin üstünde. Güvercinler Mardin’e yakışıyor.


mardin.gov.tr

bence bu çok güzel bir site..
güvercinler çok güzel
bence süper oldu estelliyim
bizimde gov araca taklacımız var mardinden daha cok takla atıyor iskenderunda
hayat boyu ne mardin kopabilir güvercinlerden ne de güvercinler mardinden..